İstanbul Aydın Üniversitesi’nde Arap Kongresi düzenlenmiş.
Üniversite sahibi Mustafa Aydın’ın Arapça konuşmaya başlaması sonrası öğrencilerin bir kısmı salonu terk etmiş.
Zafer Partisi İBB BAŞKAN ADAYI AZMİ KARAMAHMUTOĞLU:
“Yeni bir gençlik geldi Türklüğüne sahip çıkan ve Araplaşma politikanıza baş kaldıran, bunun altında kalacaksınız.” demiş!
Hem bu davranışı gerçekleştiren öğrencileri hemde bu öğrencilerin zihnine bu ırkçılık zilletini bulaştıranları kınıyorum.
İngilizce kadar Arapçada evrensel bir dildir. Dünyada en çok konuşulan diller arasındadır. İngilizce konuşmak kimseyi ingiliz yapmadığı gibi arapça konuşmakta kimseyi arap yapmaz. Aynı kişi rusça konuşsaydı aynı tepki olmayacaktı.
Bu demek oluyor ki bu tepki ırkçı bir tepkidir. Ve bu yapılan ırkçılıktır. Irkçılık ise yobazlık, cahillik ve geri kafalılıktır.
İslam düşmanlığını kılıflamak amaçlı Arap ırkı ve arapça üzerinden algı oluşturulduğunu da görmüyor ve farketmiyor değiliz.
Şunu söyleyebilirim ki;
O beğenmediğiniz Arapların çoğu kendi dilleri hariç iki dile ayrıca kalbur üstü mesleklere sahipler.
Sizi tınlamayacak kadar da profesyonel ilerliyorlar.
Pek yakında ülkelerinde ki cahillere yallah Türkiyeye diyebilecek kadar refah ve kültür düzeyine sahip olmaya başladılar.
Sen ise daha taharetini düzgün alamadığın pasaklı donunla Araplar şöyle Arapça böyle diye oraya buraya burnunu tıngırdatıyorsun.
Böyle mi üstünlük sağlayacağını sanıyorsun?
Böyle mi izzet ve şerefe sahip olacaksın?
Bu kibirli hallerin sonu hiç iyi değil.
Şu üstün ırk kafasından çıkın artık.
Kimse kimseye üstün yaratılmadı Alemde.
Üstünlük ancak takvayladır.
Benim ırkım diye bayrak salladığında daha milliyetçi olmuyorsun.
Tabi ki de seveceğiz bayrağımızı, devletimizi, milletimizi! canımız feda!
Ancak bizim olanlarla övünmeyi olmayanları yermek addetmeyeceğiz.
Senin olana sahip çıkmak başkasınınkine tüğ kaka demekten geçmiyor.
Irkçılığı ayaklarının altına alan, üstelik kendisi Arap olarak gönderilen bir Nebinin ümmetiyiz.
Değilseniz de insan olmanın emaresi ve gereği olarak ırkçılık yapmamak mecburiyetiniz.
Mevlanın;
“Çarpıklığı olmayan Arapça bir Kur’an’dır (bu) Umulur ki sakınırlar. (Zümer Suresi, 28. ayet.) Buyurduğu ve hususiyetle dil olarak Arapça indirdiği bir kitaba iman ettik.
Çok Türksen örfüne, ananene, kitabına bağlıysan evvela değerlerini muhafaza ederek koruyabilirsin Türklüğünü.
Değerlerini kulak ardı ederek bide üzerine futursuzca davranışlar sergileyerek değil.
O sürekli Türk-Arap edebiyatı yaparak gençleri ırkçılaştırma kudurtmaları yapanlara da bakın bakalım acaba kendileri Türkler mi ?
Sizin ceddinizi de ceddimeyeninizide iyi biliyoruz biz.
Yallah ininize!
Şeyma Betül Burak
01.03.2024
